"Sanatçı bir kenarda tırnaklarını keser."

 
Bir cam gibi devrilmis olmaliyim firtinada
Bir kilidin oynakliginda ciddiyetim hayata.
Bulana kadar seni
nefesimi
olesiye tutmus olmaliyim ki
tum cekimiyle
en guclu manyetigiyle tasiyor simdi hayat beni.
Hangimiz ciddi peki simdi?

Suni olmayan teneffus ile can verdiniz mi,
birbirinizi  yasarken yeniden getirdiniz mi hayata?

Nefeslerini birakmislardi birbirlerine
varliklarinin muhruydu bu.

Yel suya birakinca kendini
siz,
asik olurdunuz.

Ay isigi
aksamda
retinaya sıkısmıs

ve yazmisti sanatci:



"Lessing dedi Stephen üzerine yazmak için birkaç yontu seçmemeliydi. Bu sanat, daha aşağı olduğu için, adını ettiğim şekilleri birbirinden açıkça ayrılmış olarak göstermez. En yüksek ve en manevi sanat olan edebiyatta bile şekiller çoğu zaman karışır. Lirik şekil aslında bir anlık duygunun, çağlar önce küreğe asılan ya da yokuş yukarı taş taşıyan adamı neşelendiren ritmik haykırışın en basit yoldan sözlerle giydirilmesidir. Liriği söyleyen kimse kendi duygulanışının bilincinden çok duygu anının bilincindedir. Sanatçı kendini bir epik olayının merkezinde olarak uzun süre düşündüğü zaman bu şekil, duygusal çekim merkezi sanatçıdan ve başkalarından eşit derecede bir uzaklığa varıncaya kadar ilerler ve böylece en basit epik şeklinin lirik edebiyattan geliştiği görülür. Anlatı artık katkısızca kişisel değildir. Sanatçının kişiliği anlatının içine geçer, kişilerle eylemin çevresinde dirimsel bir deniz gibi akar durur. Bu süreci birinci kişiyle başlalayan ve üçüncü kişiyle sona eren şu eski Ingiliz baladı,
​ ​
Turpin Hero'da kolayca görebilirsin. Kişilerin çevresinde akıp kabaran dirimsellik her kişiyi ona gerekli ve elle tutulmaz bir estetik hayat kazandıracak kadar dirimsel bir güçle doldurunca dramatik şekle erişilir. Ilk başta bir haykırma ya da bir vezin ya da bir ruh haliyken akıcı ve yalazlanan bir anlatıya dökülen sanatçının kişiliği, sonunda kendini varoluşun dışına arıtır, kendini kişiliksizleştirir yani. Dramatik şekildeki estetik imge insan imgeleminde arınan ve buradan tekrar dışarı uzatılan hayattır. Maddenin yaratılması gibi başarılır estetik yaratılmanın gizemi. Sanatçı eserinin içinde ya da arkasında ya da ötesinde ya da üstünde kalır, göze görünmez, varoluşun dışına arınmıştır, ilgisizdir, bir kenarda tırnaklarını keser. (James Joyce)"

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Begining of Science and Philosophy

Tragedyanin sahnesi

Prospective Immigrants Please Note